Hakkımızda

Yaşadığımız büyük musibetin henüz sadece ‘siyasî’ hasarlarının konuşulduğu bir noktadayız. Bu musibetin itikadî, psikolojik, sosyal boyutları; özellikle de toplumun geniş kesimlerine, bilhassa gençlere dini anlatma noktasında oluşturduğu hasarlar ise, henüz yeterince farkedilebilmiş değil.

Oysa Risale-i Nur başta olmak üzere, Ehl-i Sünnetin istikamet çizgisini temsil eden unsurlara ve kavramlara yönelik taarruzlar, sözkonusu musibetin bu zeminlerde yol açması muhtemel hasarlara dair bir ipucu da sunuyor.

Nitekim, 15 Temmuz darbe teşebbüsünün bertaraf edilmesinin ardından, zahirde birbirinden farklı gözüken birçok kanaldan, aynı dil ve aynı söylemle, faturayı Risale-i Nur’a, Bediüzzaman’a ve Nur Talebelerine çıkarma yönünde küllî bir çabanın her mecradan sergilenmeye başladığını; hem geniş kamuoyunun, hem dindar câmianın, hem de idarî kadroların bu yönde etki altına alınmak istendiğini tecrübe ediyoruz.

Biraz daha irdelediğimizde ise, bu taarruzun sadece bir başlangıç noktasını teşkil ettiğini, saldırıda asıl hedefin bütün kurumları, kavramları ve savunucuları ile müstakim, muktesid ve mutedil Ehl-i Sünnet çizgisi olduğunu görüyoruz.

Bu vasat, bizleri, İslâm’ın ‘cadde-i kübra’sının mümessili olmuş bütün değerlerimizi; özelde ise bizim gibi kişiler için hidayet vesilesi olmuş, bizleri Kur’ân ve Sünnetle hemhal kılmış Risale-i Nur’un hukukunu muhafaza gibi bir vazifeyle yüzyüze getiriyor.

Bundan da öte, ülkemiz, âlem-i İslâm ve küre-i arzda varolan meseleler karşısında Risale-i Nur’un sunduğu cevapları ve imkânları müzakere edip kamuoyuna ve ilgili mercilere uygun bir dil ve sunumla iletebilme açısından da bir ortak akıl buluşmasının zarureti apaçık ortada gözüküyor.

Mihenk Forum, bir ortak akıl platformu olarak, işte böyle bir buluşma için zemin oluşturabilme adına kuruldu.

Bu platformun öncelikli amacını:

(1) Risale-i Nur’un hukukunu muhafaza, bu konuda bilgilendirme zarureti gördüğümüz mecralarla temas ve etkileşim,

(2) Risale-i Nur adına bazılarınca ortaya konulan kimi yanlış tutum ve değerlendirmelerin oluşturduğu istifhamların bertaraf edilmesi,

(3) Bunların yanısıra, Risale-i Nur’un temsil ettiği aklıselim çizgisini aynı çizginin taşıyıcısı olmuş ümmetin daha geniş kesimleri ve kanaat önderleriyle paylaşmak adına kritik konularda Risale-i Nur’dan hareketle bir bakış açısı ve çözüm önerisi oluşturabilmek olarak belirledik.

Bu forum için belirlediğimiz ismin Bediüzzaman’dan mülhem olduğunun da bilinmesini isteriz. 1911’de telif ettiği Münazarat’ında, şöyle der Bediüzzaman:

“Hiçbir müfsid ben müfsidim demez. Daima sûret-i haktan görünür. Yahut bâtılı hak görür. Evet, kimse demez ayranım ekşidir. Fakat siz mihenge vurmadan almayınız. Zira çok silik söz ticarette geziyor. Hatta benim sözümü de, ben söylediğim için hüsn-ü zan edip tamamını kabul etmeyiniz. Belki ben de müfsidim. Veya bilmediğim halde ifsad ediyorum. Öyleyse, her söylenen sözün kalbe girmesine yol vermeyiniz. İşte, size söylediğim sözler hayalin edinde kalsın, mihenge vurunuz. Eğer altın çıktıysa kalbde saklayınız. Bakır çıktıysa, çok gıybeti üstüne ve bedduayı arkasına takınız, bana reddediniz, gönderiniz.”

Burada sözünü ettiği ‘mihengin’ ne olduğunu ise, “Onsekizinci Mektub”unda net biçimde açıkladığını görüyoruz:

“...Bütün ahval ve keşfiyatın ve ezvak ve müşahedatın mizanı: Kitab ve Sünnettir. Ve mehenkleri, Kitab ve Sünnetin desatir-i kudsiyeleri ve asfiya-i muhakkikînin kavanin-i hadsiyeleridir.”

Mihenk Forum, burada belirtilen çizgide, Risale-i Nur adına; ve elbette onun ‘mihenk’ olarak tarif ettiği Kur’ân ve Sünnet mizanları ve de İslâmî mirasın sahih taşıyıcıları ile irtibatını sürekli akılda tutan bir çerçevede yol alacak.

Bu gayretle ‘Bismillah!’ dedik, yola revan olduk. Şu bir gerçek ki, yolun kendisi de bir öğretmendir. Yürüdükçe hem bize omuz veren nice müstaid dostla tanışacağımızı, hem de önümüzde yeni vazife ufuklarının belireceğini ümit ediyoruz.